Genel Havacılık Bilgileri

Uçakta Doğan Bebeklerin Vatandaşlık Hakları

Uçakta doğan bebeklerin vatandaşlık hakları konusunda ciddi bir bilgi kirliliği vardır. Kimileri dünya vatandaşı kimileri ise istediği ülkeye vizesiz olarak gidebileceklerini düşünüyor. Esasında hiç de öyle bir durum söz konusu değil. Uçakta gerçekleşen doğumun şartlarına bağlı olarak vatandaşlık durumu değişmektedir. Bebek, hangi ülkenin hava sahasında dünyaya geldiyse söz konusu ülkenin vatandaşı oluyor. Ayrıca ülkenin kuralları da belirleyici oluyor. Örneğin Türkiye’de vatandaşlık kazanımı için anne ya da babanın Türk vatandaşı olması gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde vatandaşlık hakkı 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’na göre belirlenmiştir ve kanuna göre “Türkiye’de doğan ve yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanan çocuk, doğumdan itibaren Türk vatandaşıdır.” ibaresi kanun kapsamında uygulamaya konulmuştur. Birçok AB üyesi ülkede de aynı durum geçerli. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise bebeğe vatandaşlık hakkı vermek için anne baba şartı aranmıyor.

Uçakta Doğan Bebeklerin Vatandaşlık Hakları

Uçakta doğan bebeğin hangi vatandaşlığı kazanacağı kadar doğum yerine ne yazılacağı da önem kazanıyor. Birleşik Milletler mevzuatınca uçak hangi ülkeye inecekse o ülke doğum yeri olarak yazılmaktadır. Örneğin Türkiye’den Yunanistan’a hareket edecek bir uçakta dünyaya gelen bebeğin doğum yerine Yunanistan yazılabilmektedir. Ancak bu bir zaruret değildir ve herhangi bir yaptırımı da bulunmamaktadır. Bir diğer doğru bilinen yanlış ise uçakta doğanların ömür boyu bedava uçuş hakkına sahip olmasıdır. Böyle bir kural elbette ki yoktur ancak havayolları kimi zaman bir incelik göstererek kişiye ömür boyu ücretsiz uçuş kolaylığı sunabilmektedir.

Bazı havayolu firmaları böyle bir incelikte bulunurken bazıları ise uçakta doğum yaptığı için davalık olabiliyor. 2015 yılında Çin Havayolları’na ait bir uçağın doğum nedeniyle acil iniş yapmasından dolayı Tayvanlı bir kadın tazminat davasına çaptırılmıştır. Çin Havayolları olay nedeniyle hem maddi hem de maddi zarara uğradığını iddia etmiş ve hukuk yoluna başvurmuştur. Kısacası uçakta doğum yapmak sakıncalı bir durumdur ve çoğu mevzuat gereği de gebeliğin 31. haftasından itibaren uçakla seyahat edilmesi yasaklanmıştır. Bu nedenle hem annenin hem de bebeğin sağlığı için bu durumun ihlal edilmemesi önemlidir.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu